December 29, 2014

Hayatimin Donum Noktasi ve En Muhtesem Yili 2014'e Veda, Daha Da Muhtesem Olacak 2015'e Merhaba!

  No comments    
categories: , , ,
Yilbasindan cok kisa bir sure sonra dogumgunum olmasi sebebiyle, aslinda cok basit bir takvim dongusu olan yeni yilin gelisi, benim icin ekstra keyifli ve onemli hale geliyor. Yapmayi en cok sevdigim seylerden biri, gecmis yili degerlendirmek, yeni yapilacaklar listeleri olusturmak, kararlar almak ve hayaller kurmak.  Yilin son gunlerinde ise de bunu yapmaktan muthis keyif aliyor ve yeni yila, hayallerini kurdugum ve planladigim herseyi hayata gecirme motivasyonuyla, tam gaz girerek harika bir baslangic yapiyorum! Bu yil ise, yilin son haftasinda ciddi bicimde usuttugum icin yatak dosek ve keyifsiz girdigim icin haliyle biraz geciktirdim degerlendirmemi ve yaziya dokmeyi. Ama kafamda aslinda neler istedigim gayet net... Cogu zaman oldugu gibi :)
2014'e girerken, her yilki kararlarima benzer kararlar almistim aslinda(*). Daha cok seyahat, okumak, yazmak, spor, vs. Nitekim, seyahat, okumak, spor, daha buyuk bir eve tasinmak, kariyerimle ilgili yonu belirlemek, okul ortalamasi gibi hedeflerimin hepsini tutturdum. Yuksek lisansimi sonunda tamamliyorum, yakinda mezun olacagim. Ama siradisi olan, kendim icin aldigim kararlarin cook otesinde, hic hayal etmedigim gelismeler olan cilgin bir yildi 2014! Ocak sonunda Turkcell grubundaki isimden ayrilip, kurumsal Turk sirketlerinden olan beklentilerimin 3,5 yillik deneyimlerim sonucunda tamamen yerle bir edilmesi ve sogumam, kariyerimle ilgili cok derin bir degerlendirme evresine girmem, Subat'ta Aysegul'le bir hafta Avrupa tatilimiz, tatil donusunde havaalaninda aldigim evlenme teklifi, Nisan'daki nisanimiz, 'gercek ev'e tasinma sureci, Eylul'den bu yana evli bir insan olusum, babamla birlikte kendi isimiz icin asilmaya baslamam... HICBIRI planda olmayan, cok cilgin gelismeler oldu benim icin ve 2014, tahminlerimin, beklentilerimin cok cok uzerinde muthis bir yil oldu haliyle! 
2013 yazindan sonra, kendimi olumlu enerjiyle beslemek ve - kimilerine gore cok geyik muhabbetler olsa da, evrene pozitif enerji gondermek, iyi seylerin olmasi icin inancini yuksek tutmak, sevkle calismak ve istemek konusunda kararlar almistim. O donem, cok sevdigim kisiler bu konularda bircok kisisel gelisim kitabi hediye etmis, bense hepsini bir bir okumustum. 'Iste, senin de olur' veya 'ee ben de istedim, inandim ama olmadi' gibi basit ve kestirip atan bir yaklasimdan ziyade, insanin kendisi icin yarattigi olumlu enerji, surekli olmali, inancini, hayallerini odaklamali ve bunu aksiyona dokmeli. Agustos bocegi gibi yattigin yerden birsey isteyerek hicbirsey ol-maaz. Bir dongu olarak ifade etmek belki daha dogru olur olumlu enerjiyi. Sen olumlu dusunuyorsun, bu inancini tetikliyor, daha siki baglanmani ve caba gostermeni sagliyor, yolda karsina cikan engelleri gormezden gelmene yardimci oluyor ve sonunda hayal ettiklerin yoluna cikiyor. Benim icin 2014 tam olarak olumlu enerjinin yili oldu ve bundan sonra hep bu sekilde yaklasmaya kararliyim hayatimdaki her duruma.
Bu yil da kararlarimin bazilari her yil oldugu gibi tekrar ediyor, bazilari ise yepyeni:
1. Is anlaminda basarili, guzel isler yapacagimiz bir yil, hatta kariyerimin en basarili yili olmasini hayal ediyorum.
2. Daha çok fotoğraf çekmeyi, daha çok okumayi, daha çok yazmayi istiyorum.
3. Sporu hayatimda kalici kilmak, bu sene daha cok, daha duzenli spor yapmak istiyorum.
4. Onceden "En az 2 kez yurtdışına çıkmak" diye bir hedef koyuyordum; bu sene iki katina cikariyorum, 4 koyuyorum hedefimi! Cunku cok gezen bilir dostlar, bu bir gercek. :)
5. Bir sosyal sorumluluk projesine dahil olmayi (geçen sene yine başaramadığım bir hedef, bu sene basarmak konusunda daha kararliyim) istiyorum.
6. Gecen sene blogda istikrarli olmayi hedeflemistim, ama istir, sudur, budur, hevessizliktir, vs derken kaynadi gitti. Bu sene Ekim ayinda, bu konuda ciddi bir karar aldim, kendi domain'imi aldim ve kendimce belli bir istikrar saglamayi basardim. Dolayisiyla 2015 hedeflerimin en ustlerinde geliyor Sevgili Beyaz Kagit. Benim icin en guzel hobilerden, urettigim en guzel seylerden birisi bu blog. Yazdikca aldigim guzel yorumlar da, hem okurlarimin oldugunu gormek acisindan sasirtici, hem de sevincten havalara ucuran birsey. Dolayisiyla, 2015 de yazmanin, paylasmanin, uretmenin yili olsun! Guzel seyler hayal ediyorum! 
7. Buyuk ailemle birlikte, artik bir de tamamen kendime ait, iki kisilik kucuk bir ailem var - ki bu hayattaki en guzel hislerden biri olsa gerek. Simdi kendi ailem icin, bir takim geleneksellesen, hayatimizin her anini kutlanir ve keyifli kilan aktiviteler, ritueller (ruhani rituellerden bahsetmiyorum elbette:)) yaratmayi, surdurmeyi istiyorum. Yilbasinda kurabiyeler yapmak, el isi hediyeler hazirlamak gibi, Pazar film seanslari gibi, yillik seyahatler gibi, vs.
8. Bu seneye ozel, hic denemedigim aktiviteleri denemeyi; daha az ciddi ve olgun olmayi, daha cesur ve eglenceli seyleri hayatima katmayi istiyorum. 
9. Daha az sikayet edip, daha cok cozum uretecek ve daha cok kahkaha atacagim. 
10. Son olarak, Istanbul'dan tasinip, daha yuksek hayat kalitesi olan bir sehirde yasamayi istiyorum.

Oncekileri hic aratmayacak, harika bir yil bizi bekliyor, eminim. Enerji bulasicidir, enerjinin bulastigi, yayildigi bir yil olsun! 
Iyi yillar!

December 26, 2014

En Eglenceli Gunumden: Dugun Detaylari

  No comments    
categories: ,
Dugun organizasyon surecinde daha once birkac defa yazmis ve ne zahmetli bir is oldugundan, hatta bir proje gibi ele alinmasinin hayati kolaylastiracagindan bahsetmistim. Onca aylik, belki yillik ugrasiniz, bir gece, toplamda da 4-5 saatlik bir organizasyon icin aslinda ve o gun, zaman hic gecmedigi kadar hizli geciyor! Ama ke-sin-lik-le deger! Dugune kadarki zamanda, 'acaba bu kadar hummali bir organizasyona girmeyip, 20-30 kisilik bir grupla bir sahilde falan mi evlenseydik' diye defalarca dusundugumuz oldu. Fakat bu fikirlerin hepsi dugun aksami uctu gitti ve 'iyi ki boyle yapmisiz', dedik. :) 

Insanin hayatinda en unutmayacagi gunlerden oldugu kesin. O buyulu giysi olan gelinlik, sevdiklerinizin gunun her anini size adamasi, mutlu oldugunuz muzikler, asik oldugunuz adam... ve o gun kalbiniz bir baska atiyor. Hersey ne kadar ozel oldugunuzu ve simarmak icin o gunun sizin gununuz oldugunu isaret ediyor! Hayatimin en en eglenceli aksamiydi dugunumuz. Ilk dansin ardindan devam eden dans muzikleriyle eglence erkenden basladi ve baslar baslamaz, misafirlerimizin neredeyse hepsi bizimle birlikte sahnedeydi. Eskiden beri dugunumle ilgili tek hayalim, herkesin en eglendigi, baloya gider gibi kasilmayip rahat oldugu, en cok dans ettigi aksam olmasiydi ve tam hayal ettigim gibi, Eylul aksaminin soguguna ragmen gece sonuna kadar da pist tiklim tikisti. Misafirlerimizin de ne kadar eglendiklerini, uzun zamandir gittikleri en guzel ve keyifli dugun oldugunu soylediklerini duyduktan sonra da daha ne isterim!

Hazirliklari yaparken, buketindeki cicekle masadaki cicegin tonu birbirini tutmadi diye kiyameti koparan, uzuntuden kahrolan gelinleri bile duymustuk. Ne kadar uzerine duser, detaylarda bogulursaniz, bence o kadar buyuk resmi kaciriyorsunuz ve anin keyfini cikaramiyorsunuz. Bu yalnizca dugun icin degil, her konuda gecerli. Bizim durumumuzda, herseyi cok rahat ve detaylara takilmadan hallettik diye mi bilmiyorum, ama hicbir sorun yasamadik. Buketimle dekorasyon cicegi birbiriyle ayni ton degil, hatta ayni cesit bile degildi. Ama ikisini ayni yapmak aklima bile gelmedi acikcasi :) 

Dugun gunune kadar dusunuyor, planliyor ve kafa patlatiyorsunuz, ama o gun geldiginde, kendinizi deneyimli, profesyonel kisilere teslim ediyorsaniz eger, hicbirseyi sorun etmeyip gunun akisina birakmak, keyfini cikarmak lazim. Saclarimi, Caddebostan'daki Dali Kuafor'den Ali Bey'e, makyajimi yine Dali'deki marifetli Ebru'ya teslim ettim ve mucizeler yaratmalarini hayranlikla izledim. Hayal bile edemeyecegim kadar guzel bir sac modeli ve makyajla ciktim. Buketim, Bagdat Caddesi'nde yururken muhtesem teraryumlar yaptigi icin tanistigim ve cicekleri avucunun ici gibi bilen, Pinterest'ten gosterdigim bir tanecik fotograftan sonra harikalar yaratan Hakan Abi'nin eseri. Ve o gunku organizasyonun gizli kahramanlari, Event Garden ve Luxury Event Decor. Event Garden, dugun organizasyon isindeki profesyonelligiyle muhtesem bir menu ve hizmet sundu. Luxury Event Decor ise tam hayal ettigimiz gibi, kir dugunune yakisir sadelikte, sik ve minik detaylarla suslemeler yaparak adeta bir tablo guzelliginde hazirlanmis masalar yaratti misafirlerimize. Ve son olarak, gecenin en onemli unsuru olan muzik, Izzet Yakar Muzik'ten, DJ Aykut'un elinden cikti. Sayesinde kimse pistten inmedi ve hatta 'dugun muziklerinin CD'sini alabilir miyiz' diye soran misafirlerimiz oldu - daha ne diyebilirim? :)

Herkesin ellerine saglik, bize harika bir gun yasattilar! 

Dugun organize edeceklere onerim, iyi iletisim kurabildikleri, guvenebildikleri profesyonellerle calismalari ve kendilerini rahat birakmalari. Her turlu, o gununuz harika gececek! :)

*Fotograflarin hepsi ise Fidan Kandemir'in eseri...



December 22, 2014

Tatilde Izlenesi Nostaljik Komediler

  2 comments    
categories: ,
1 Ocak'i evde gecirerek bir onceki gunun yorgunlugunu atmak, benim icin tek gunluk tatili degerlendirmenin en guzel hali. 80'ler ve 90'larin muthis komedileri de kahkahalarla baslamak istedigim yeni bir yil icin tek kelimeyle ideal. Ailecek, tek basina, sevgiliyle, arkadaslarla, kimle olursa olsun izlenecek zamansiz filmler ve kesinlikle bazi yiyeceklerle harika gidiyorlar! :) 

December 19, 2014

Baya Bildiginiz Ev, Ama Bu Ev Tavsiye Evi!

  No comments    
categories: ,
Gecen sene bir gun Bagdat Caddesi'nden gecerken Bostanci taraflarinda gozume ilginc bir logo takilmisti: pembe bir ev logosunun uzerinde Tavsiye Evi yaziyordu. 'Nedir bu acaba' diye internetten arama yaptigimda karsima cok enteresan bir is modeli, yepyeni bir pazarlama mecrasi ve kurucusu Renan Tavukcuoglu cikmisti. Tesaduf, Tavsiye Evi acilali da henuz birkac ay olmustu. Fikir o kadar hosuma gitti ki, Linkedin'den Renan Hanim'a mesaj atip tebrik etmistim, o da 'bir gun kahveye beklerim', demisti. Uzerinden bir yil kadar zaman gecti ve ben bu sene MBA tezim icin icerik pazarlama konusunda yazarken, Turkiye'de istisnai bir model olmasi sebebiyle, inceledigim orneklerden biri de Tavsiye Evi oldu. Bu vesileyle Renan Hanim'la tekrar irtibata gectim, madem tezimde de yaziyorum, gidip kendisinden dinleyim istedim neler yaptiklarini. 

Oncelikle, Tavsiye Evi nedir
"Tavsiye Evi bir Tavsiye Kanalı projesi. Türkiye’deki ilk ağızdan ağıza pazarlama ajansını kuran WOMM (Word of Mouth Marketing)’un öncüsü Renan Tavukçuoğlu’nun geliştirdiği, Reklamcı ve Girişimci Erdem E. Tavukçuoğlu ile birlikte hayata geçirdikleri yeni bir mecra. Evin temel misyonu teknolojiyle iletişimi birleştirerek markaları kadınlar ile buluşturmak. E-mail Marketing, WOMM, Online Research, Event marketing, Social Media Marketing, Community Management, Broadcasting hatta Outdoor çalışmalarını tek başına bünyesinde toplayan bu ev, içindeki markalarıyla da göz dolduruyor."

Tavsiye Evi (ve Tavsiye Kanali), Meleklerine, markalarin urunlerini ilk elden deneyimleme sansi (gerek Istanbul'daki fiziki ev ortaminda yapilan etkinliklerle, gerekse posta ile iletilen urunler ile) sunarak, marka ve tuketici arasinda dogrudan bir etkilesim yaratiyor ve objektif, yalnizca kullanicinin tecrubesine dayanan yorumlar uretiyor. Deneyimlerini, sosyal medya platformlarinda gorsel veya yazi formunda icerik ureterek ve birebir iletisimde olduklari cevreleriyle paylasarak, markalar icin kartopu etkisinde bir pazarlama dongusu yaratiyorlar. Oyle ki, yakin tarihte yapilmis bir kampanyanin, yalnizca olculebilir etkisi, 17 milyon paylasim/goruntuleme olmus. Bunun disinda, olculemeyen ama sozlu olarak yayilan bir etkisi de soz konusu elbette. 

Pazarlama, pek cok kanaldan ve pek cok sekilde yapilabilir, ama dogru pazarlama gercekten cok buyuk farklar yaratabilir. Cok yuksek miktarda paralar harcanarak reklamlar, afisler ve kampanyalarla da musterilere ulasilabilmek mumkunken, tuketicinin satin almak konusundaki nihai kararini en cok tetikleyen, urunu deneyimlemis birinden duydugu/okudugu/gordugu sonuc ve/veya yorum oldugunu goz ardi etmemek lazim. Bu da, WOMM ve icerik pazarlamasinin ne kadar etkili ve onemli oldugunun gostergesi aslinda. Bu anlamda, Tavsiye Evi'nin yarattigi mecra, markalar icin de, tuketici icin de cok dogru ve etkili bir bulusma noktasi. 

Tavsiye Evi ile ilgili daha detayli bilgi icin web sayfasi:


*Fotograflar TavsiyeEvi'nin kendi sayfasindan.

December 16, 2014

Parayla Degil Paylasarak Alisveris

  2 comments    
categories: ,
Ardi ardina acilan AVM'ler, cesitliligi artan magazalar, SMS'le bile cekilen krediler, online alisverisin kolaylasmasi, zaten hizla artmaya megilli olan tuketim cilginligini iyice tetikledi son yillarda. Alisveris, ihtiyaclari gidermek icin yapilan bir aktiviteden cikarak, yeni cikan her urunu almak, denemek, bir yerine uc almak, hep daha cok almak seklinde degisti. Bu tuketim cilginligina tezat olarak paranin gecmedigi ve paylasim ekonomisini destekleyen harika paylasim platformlari var bir yanda da. Birseye ihtiyac duydugumuzda satin almanin disinda da opsiyonlar oldugunu hatirlatan cinsten platformlar. 

Bu platformlarda, esya sahipleri, ucretsiz olarak veya takas edilecek sekilde urunlerini paylasima acabiliyorlar ve urunler platformu gezen ihtiyac sahipleriyle bulusuyor. Bircogumuzun evinde raflarda tozlanmis, kullanilmayan ve bir daha da buyuk olasilikla hic kullanilmayacak oyle cok sey var ki... Kullanilmayan esyalarimizi cope atmak veya gereksiz yere dolaplarda tutmak yerine, bunlari ihtiyaci olanlara ulastirmak ve bu paylasim agini guclendirmek cok onemli. Yesilist Yayin Editoru Beste Bal'in ve Onedio'da Esra Iyidogan'in yazilarindan derledigim bu platformlari, sizlerin de aklinda bulunmasi ve cevrenizde, evinde kullanilmayan esyalarini ne yapacagini bilemeyen tanidiklarinizla paylasmaniz ve bu aglarin yayilmasini istedigim icin yaziyorum:

alseninolsun.net: Türkiye çapında hemen her konuda paylaşımda bulunabileceğiniz bir platform. Yöntem basit, siteye üye oluyorsunuz ve ihtiyacınız olan şeyle ilgili ilanlara göz atıyorsunuz. Eğer aradığınızı bulduysanız dolaşıma sokan sahibiyle iletişime geçiyor ve ücretsiz sahip oluyorsunuz. Sadece sahiplenme değil elbette mesele, siz de paylaşmak istediğiniz ürünler için ilan açarak ihtiyacı olan birilerine ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Konaklama, yol arkadaşlığı, kitap-dergi, ev dekorasyon, giyim, elektronik eşya, bilgisayari hobi-oyun, müzik ve daha pek çok şeyi bir arada bulabileceğiniz platforma buradan ulaşabilirsiniz.

Askıda Ne Var: 
Üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek sağlamak için tasarlanmış bir proje. Ankara, İstanbul, Bolu, İzmir ve Bursa'da anlaşmalı restoranlarda kendiniz için sipariş verirken askıya bırakmak istediğiniz yemeği de söylüyorsunuz. Ödemeyi yaparken askıya bırakacağınız yemeğin fişini alıyor ve mekandaki proje panosuna asıyorsunuz. Gelen öğrenci, kimliğini gösteriyor ve panodan dilediği yemeğin fişini alıp karnını doyuruyor. Platformun tüm bileşenlerine buradan ulaşabilirsiniz.

 Bookserf: Pek çok kitap paylaşım platformu içinde Bookserf'i ayıran yanı yabancı dilde kitapların dolaşımda olması. Bunun en önemli nedeni ise yabancı dildeki kitapların fiyatlarının oldukça yüksek olması. Bu platformda 'ödünç' sistemi işliyor ve bir karşılıklılık yok. Şöyle ki okumaktan keyif aldığınız kitapları fotoğraflarını da çekerek gönderiyorsunuz. Kitaplığınızın bir fotoğrafı ile kendinizi de tanıtan bir mini biyografiyi ekiple paylaşıyorsunuz ve kitapları dolaşım rafına ekliyorsunuz. Bir kitap arıyorsanız da kitaplıkta geziniyor, bulduysanız altına yorum yazıyor ve sahibinden ses gelmensini bekliyorsunuz. Kitap 2 hafta sizde kalabiliyor. Bookserf'e buradan ulaşabilir, atölyeleri Bitti Gitti'yle                                                                           de buradatanışabilirsiniz.

EKOYOL Taşıt ve Güzergah Paylaşımı: 'Arabası boş gidenin melankolisi yaman olur' sloganıyla hareket eden platformda esas olan ortak kullanımın güzelliğine ve iyiliğine vurgu yapmak. Platformda gideceğiniz ya da gitmek istediğiniz güzergahı duyuruyor, araç ya da yol arkadaşı arıyorsunuz. Hem gündelik yaşamda hem de uzun mesafelerde oldukça işlevli olan paylaşım daha az karbon salımı, daha az araç, daha az masraf ve daha bol muhabbet vaadediyor. Platforma buradan ulaşabilirsiniz.


Eşya Kütüphanesi: Kütüphanenin amacı tüketim konusunda bilinçlenme sağlamak. bu amaçla 'ödünç vermek' istediğiniz eşyalarınızı burada listeyelerek paylaşıma açabiliyor siz de belki de bir defalığına ihtiyaç duyacağınız, kullanmayı şimdiye kadar istediğiniz ama satın alamadığınız şeyleri para vermeden kullanma imkanını elde ediyorsunuz. Platformda güvene dayalı bir işleyiş hakim. Bu nedenle başına bir şey gelmesini istemeyeceğiniz eşyalarınızı mümkünse listelememe önerisinde bulunuyorlar. Nasıl yola çıktıklarına ve daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.



esyapaylas.com: Platform, küresel olarak paylaşımın artmasıyla aşırı tüketimin neden olduğu israfın önlenebileceği, küresel ısınmanın azalacağı, gelir dağılımındaki bölgesel eşitsizlik sorununa da ekonomik bir müdahalenin gerçekleşebileceği bir paylaşım döngüsü yaratmayı hedefliyor. Bu bağlamda ihtiyacınız olan eşyaları size yakın yerlerden temin etme imkanı elde ediyorsunuz. Dilerseniz eşyaları hibe ediyor dilerseniz takas ediyorsunuz, bu tamamen size bağlı. Bahçe malzemeleri, ev dekorasyon, beyaz eşya ve mutfak malzemeleri, ofis ve büro malzemeleri, bilet-davetiye ve daha pek çok başlıkta paylaşıma erişmeniz mümkün. Platforma buradanulaşmanız mümkün.



Foods Not Bombs/ Bombalara Karşı Sofralar: "Savaşı / yoksulluğu körükleyen devletlere, israfa, doğa / hayvan sömürüsüne ve tüketim kültürüne kazan kaldırıyoruz!" diyerek hemen her Çarşamba İstanbul'da Tepebaşı'nda dayanışmayla ve satın alınmayan gıdalarla sofra kuruyorlar. Sofrayı kuracakları gün 15.00'te toplanıyor ve yereldeki gıda satılan yerleri gezerek 'tüketim döngüsünün dışına çıkan' ancak besin değerinden hiçbir şey yitirmeyen gıdaları topluyor, el birliğiyle herkese açtıkları sofra için hazırlıklara girişiyor. Daha fazla bilgiyi buradan edinebilirsiniz.



Freecycle: Sistem çok basit, platformda ihtiyacınız olanları 'talep' ediyor, artık ihtiyacınız olmayanları da 'teklif'le dolaşıma dahil ediyorsunuz. Çok merkezli ve başlıklar altında Freecycle platformları yer alıyor. Üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Freecycle İstanbul
Freecycle AnkaraBisiklet Freecycle İstanbulKitap Freecycle İstanbulFreecycle Art  


Giysi Takası: Takas üzerine de yeniden düşünmeyi teşvik eden, sabit bir yeri olmayan, zaman zaman düzenlediği etkinliklerle paylaşımı çoğaltan bir platform. Paylaşacağınız giysiler için çok temel bir hatırlatmayı her defasında yapıyorlar: giysiler, sizin de alıcı gözüyle baktığınızda ihtiyacınızı karşılayabileceğini düşüneceğiniz temizlik ve kullanışlıkta olsun. Bu takastaki 'ihtiyaç' tüketim kültürüne alternatif bir paylaşım modeli sunabilmek. Genellikle İstanbul merkezli etkinlikler düzenleyen platformu buradan daha yakından takip etmeniz mümkün.





KitapAğacı.org
: Kitap bağışlamak isteyenlerle kitaba ihtiyacı olanları buluşturmak için gönüllüler tarafından 2009 yılından beri faaliyetlerini sürdüren bir platform. Kitaba ihtiyacınız varsa sitede yer alan 'kitap bul' sekmesinden Türkiye'nin dört bir yanından bağışçı olmak isteyenlerle doğrudan bağlantıya geçebiliyorsunuz. Bağışçı olmak istiyorsanız da 'kitap bağışla' sekmesinden bağışçı ağına siz de dahil oluyorsunuz. Eğer varolan ilanlardan biri ihtiyacınıza yanıt vermiyorsa kendi ilanınızı da buradan vermeniz mümkün. Kitap paylaşımına aracılık eden platforma buradanulaşabilirsiniz.




Ulusal Tohum Takas Merkezi: 2012 yılından beri yerel ve atalık tohumları yaşatmak için farklı dönemlerde tohum takası düzenleyen bir platform. Eğer ekim işleriyle ilgileniyorsanız tohumlarınızı bu platformdan temin edebilir ve yerel tohum takas şenliklerinden haberdar olma imkanı elde edebilirsiniz. Platformu buradan takip edebilirsiniz. 



VERRR: 
Kullanım ömrünü henüz doldurmamış ama ihtiyacınıza yaramayan eşyalarınızı paylaşabileceğiniz bir platform. Türkiye çapında bir paylaşım ağı olan VERRR, harita üzerinde işaretleyerek elinizdekileri paylaşıma açma imkanı tanıyor. Aynı şekilde ihtiyacınız olan şeyi de buradan yalnızca kargo ücreti ödeyerek temin etme imkanınız var. Sitelerinde paylaşım hikayelerine de yer vererek başka bir paylaşımın mümkün olduğunu vurgulayan platforma buradan ulaşabilirsiniz.  


Zumbara: Zumbara, "Zaman Kumbarası"nın kısaltması olup, kullanıcılarının hizmet verdikleri saat kadar hizmet almalarını sağlamaya yönelik alternatif bir ekonomik sistem platformu. Bugün verdiğiniz 2 saatlik hizmet sonucunda ister bir kişiden 2 saat, ister ayrı kişilerden birer saat hizmet alabilirsiniz. Dilerseniz de faydalanmak istediğiniz bir hizmet çıkana kadar bekleyebilirsiniz. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
 


Kardesim Giysin: Mottosu: "Dolapta beklemesin, kardeşim giysin." İki çocuk sahibi girişmci bir annenin, çok çabuk küçülen ve kullanılmaz hale gelen bebek-çocuk kıyafetlerini tekrar kullanıma sokma ihtiyacından bu platform doğuyor. Burada, anneler küçülen kıyafetleri ihtiyaç duyan diğer annelerle paylaşıyor. Ulasmak icin tik.







Civarda Bul: Eşya paylaşım platformlarının en önemli sorunlarından biri, eşya veren ve alan arasındaki mesafe. Örneğin kullanılmayan bir buzdolabının ihtiyaç duyan birine ulaşması için önemli bir kargo masrafı ve taşıma zahmeti gerekiyor. Lokasyon bazlı Civarda Bul platformu, bir harita üzerinde ilanları gösteriyor ve ihtiyaç duyduğunuz eşyayı, sizin civarınızda arıyor. 





Yazilarin orjinalleri: 


December 15, 2014

Ankara'da Kahvalti, Istanbul'da Aksam Yemegi

  No comments    
categories: , , ,
Ankara'da genel olarak bahce icinde ve franchise olmayan restoranlara hasretiz. Sehirde alan bol olsa da niyeyse restoranlar agirlikli olarak islek caddeler veya AVM'lere aciliyor, bahceleri es geciyorlar. Evimize yakin olmasi sebebiyle, bir donem Cayyolu taraflarinda Mesa Koru Sitesi'nin tam karsisinda olup simdi adini hatirlamadigim ama zamaninda cok gittigimiz kocaman bir yer vardi. Uzun bir sure cazip gelmisti, cunku bahcesi kocaman, ferah ve keyifli bir yerdi. Derken yillar gecti, Ankara'da pek cok mekanin basina geldigi gibi talep dustu, birseyler oldu, isletmesi degisti ve eskisi kadar guzel olmamaya basladi. Ardindan yakin civarlarda Park Caddesi karsisinda yesilliklerin icinde iki yer acilmisti. Dekoru, menusu, herseyi guzeldi. Ama yine birseyler oldu ve kapandi, baskalari devraldi, yenilendi ve yakin zamanda yeniden acildi. Bir onceki ismiyle Marmelat, simdi Sicak Tepsi olarak hizmette. 

December 14, 2014

Sef'ten Ogrenilecek 6 Sosyal Medya Dersi

Harika bir Cumartesi'nin aksaminda, uzun zamandir izlemeyi istedigim Chef filmini maaile izleyebildik ve ancak bu kadar keyif alabilirdim! Icinde tutku, yemek, renkler, Miami, Los Angeles ve harika muzikler olan bir film. 

Yazdigi, yonettigi ve bas rolunde oynadigi filmde Jon Favreau, cok yetenekli ve basarili bir sefi canlandiriyor. Calistigi luks restoranin sahibiyle, kemiklesen menunun degisikligi konusunda zitlasir, ardindan ayni menu yuzunden sehrin en onemli yemek elestirmeni tarafindan sosyal medyada rezil edilir. Ne yaptigini cok da farketmeden, elestirmenle sosyal medya uzerinden kavgaya tutusur ve issiz kalir. En yakin arkadasi ve 10 yasindaki ogluyla birlikte bir yemek kamyonuyla Miami'den LA'e dogru yola cikar ve meslegiyle birlikte, aile iliskisinde de mutlulugu yakalar. 
Hikayesi bir yana, film sosyal medya konusundaki dogru tespitleri ve yaklasimi takdire sayan! Filmden cikarilabilecek 6 ders iste bu sekilde: 

1. Musteriye ulasmak hic bu kadar kolay ve ucuz olmamisti! 
Jon Favreau'nun 10 yasindaki oglu, babasiyla birlikte gecirdigi ve sef ciragi olarak calistigi gunlerde, cep telefonuyla surekli fotograflar, videolar ceker, sosyal medya hesaplarinin tamamini yonetir. Ozellikle Twitter ve Instagram'dan yaptigi paylasimlar ve lokasyon etiketlemeleri sayesinde binlerce kisi bir anda yemek kamyonunundan ve nerelerde durak yaptiklarindan haberdar olup durduklari noktalarda metrelece sira olusturur. 

2. Sosyal medyanin, ozellikle twitterin gucunu hafife almayin! 
Yemek elestirmenine ozel mesaj olarak yazdigini sandigi ters bir twitter mesajinin ardindan sefin bir gecede binlerce takipcisi olur. Restorandaki ofke patlamasinin videolari ise sosyal restoran misafirleri tarafindan interenete yuklenmeye baslayinca viral olur ve konu yazili basina kadar ilerler. Ne kadar hizla ve genis kitlelere yayildigini dusunursek, ne yazdigimiza dikkat etmek lazim. Bir yandan da hedef ilgi ve takipci cekmekse, bunun da en kolay yolu yine ayni mecrayi kullanmak. 

3. Fotograf ve videolar sosyal medyadaki en etkili paylasimlar!
Anlatilmak isteneni gorsel ifade etmek belki de en carpici yontem. Bir yemegin tarifini vermekle, fotografini veya kisa bir videosunu izlemek apayri seyler. Gorsel her zaman daha cazip. Bosuna dememisler bir fotograf 1000 kelimeye bedel diye. 

4. Hikaye anlatin!
En guzel postlar hikayesi olanlar, cunku insanlar hikayelere bayilir. Bir ise nasil basladiginizin, calisanlarinizin, yemeklerinizin, kamyonunuzun nasil renove edildiginin hikayesi mesela. Birseyin son halini yalnizca gormeyi degil, o hale gelirken neler yasandigini duymayi insanlar daha cok seviyor. Sandvicin fotografini degil, kamyonun hikayesini de anlatin. 
5. Takipcilere de fotograf cekebilecekleri birsey verin!
Iyi bir sosyal medya stratejisinde, sadece sizin kendi fotografinizi cekmeniz yetmez, takipcilere de fotograflarini cekebilecekleri, guzel bir arka plan/objeler yaratmak lazim. Bu rengarenk bir logo olabilir, sapsari bir kamyon, insanin agzinin suyunu akitan cinsten bir sandvic, ne olursa. Tekrar tekrar paylasilmaya degen baska icerikler icin firsat yaratmalisiniz. 

6. Guclu iletisim icin sosyal medya!
Sosyal medya sayesinde, hayranlarinizla, ailenizle, aslinda iceriginizi okuyan herkesle bir iletisim haline girersiniz aslinda ve bu, baglarin guclenmesi icin bir firsat. Duzenli icerikle, takipcileri 'hayranlara' donusturmek mumkun. Dogru bir stratejide zaten sadece yazip/paylasip birakmamali, takipcilerle iletisim ve etkilesim halinde olmalisiniz. Onlari da dinlemeli ve bagi guclendirmelisiniz.  

Keyifli, bol muzik ve yemekli bir film ve sosyal medyaya dair onemli tuyolar icin Chef'i kesinlikle oneririm!

December 8, 2014

Kapadokya'ya Gitmeyen Kac Kisi Kaldi?

  4 comments    
categories: ,
Gectigimiz sene 29 Ekim tatilinde 3 gunluk bir Kapadokya kacamagimiz olmus ama yazmaya hic firsat bulamamistim. Belki bu aralar yine gidesim geldiginden, belki de cevremde bircok kisinin hic gitmedigini duydugum ve gitmelerini istedigim icin yazip biraz ozendireyim istedim. Gitmesi cok kolay olmasina ragmen ve dunyanin en uzak noktalarindan bile her yil binlerce turist ceken bir sehrimizin yurticinde yeterli meraki uyandirmamis olmasina cok uzuluyorum isin dogrusu. O kadar muhtesem ve buyulu bir yer ki, herkesin mutlaka gormesi gerektigini dusunuyorum. Hic arabayla veya otobusle gitmenize de gerek yok, Pegasus'la cok ucuza bilet bulabilir, indiginizde de havaalaninda araba kiralayabilirsiniz.

Avanos, Goreme, Urgup ve Ihlara Vadisi mutlaka gidilmesi gereken yerler. Goreme'deki acikhava muzesinde peribacalarina hayran kalin, Avanos'ta dukkanlari gezin, el isi comlekler alin, yorulunca Kizilirmak manzarasina karsi, Turkiye'deki en guzel Mado'lardan birinde sahlepinizi icin, Urgup'te testi kebabinin ve Turasan'in, Kocabag'in saraplarinin lezzetine doyamayin, Ihlara Vadisi'nde vadiye inin, saatler boyunca dogada yuruyun, vadinin ortasindan gecen derenin uzerine kurulmus kafede sedirlerin uzerine yayilip ordekleri besleyin, cayinizi yudumlayin, gozlemenizi yeyin. Bir gun gun dogumunda, Turkiye'de baska hicbir yerde olmayan, hatta dunyada bile nadir yerlerde olan o meshur balon turlarindan birisi icin program yapin, bir defaligina paraya kiyin ama hayatinizda gorebileceginiz en guzel manzaraya ucun ve buyulenin. Bir aksamustu Uchisar Kalesi'ne cikin, hayatlarinda izleyecekleri en guzel goruntulerden birini bekleyen birsuru insanla birlikte gunesi orada batirin. Tabii bir de, yine dunyada benzeri olmayan magara otellerden birinde kalmanin keyfini yasayin. Gunesli bir zamanda gidin mutlaka, cunku neden bilmiyorum ama Kapadokya'da isik cok farkli ve cok parlak. Cok begeneceksiniz, eminim. Bol fotograf cekin, benden de selam soyleyin!